Optik Biliminin Tarihsel Gelişimi- Antik Çağlar

Optik biliminin tarihi 4 dönemde incelenebilir, antik çağlar, 17. yüzyıl, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl. Tarihte kullanıldığı bilinen ilk optik eleman aynadır. İnsanların kullandığı ilk aynalar büyük olasılıkla, durgun su veya bir tür ilkel kapta toplanan su havuzlarıydı. Antik çağlarda iyi bir ayna yapmak için gerekli olan, çok yüksek düzlemsellik derecesine sahip ve aynı zamanda ışığın dalga boyundan daha küçük pürüzlülüğü olan bir yüzey elde etmek mümkün değildi. Tarihte ilk üretilen aynalar, doğal olarak oluşan bir volkanik cam olan obsidiyen gibi cilalı taş parçalarıydı. Anadolu’da bulunan obsidiyen ayna örnekleri yaklaşık M.Ö. 6000 yılındandır. Cilalanmış bakırdan yapılan aynalar ise Mezopotamya’da M.Ö. 4000 ve Mısır’da M.Ö.  3000 civarında görülmüştür.  Orta ve Güney Amerika’nın cilalı taş aynaları da M.Ö. 2000’li yıllardan kalmadır.

Optik teknolojilerinin temeli antik yıllara kadar uzanmaktadır. Optik teknolojisinin M.Ö. 1200 yılında yazılı olarak ilk görüldüğü yer Çıkış (Exodus) kutsal kitabının 38:8 bölümüdür. “Next, he made the bronze basin and its stand from the mirrors of the women who served at the entrance to the Tent of Meeting.” Yazılı kaynaklardan da anlaşılacağı gibi optiğin kökeni antik mısıra kadar dayanmaktadır. Kadınlar ayna olarak parlatılmış bakır bronz ve bakır alaşımlardan yapılmış pirinç kapların içinden kendilerine bakarlardı. Uzmanlar günümüze kadar bozulmadan gelmiş antik mısırdan kalma aynaların bulunduğunu söylemektedir.

 

Yunan filozofları Pythagoras, Democritus, Empedocles, Plato, Aristoteles ve diğerleri, ışığın doğasıyla ilgili çeşitli teoriler geliştirdiler. Işığın doğrusal yayılımı (optik çalışma notları), Euclid tarafından yazılan Catoptrics kitabında (M.Ö. 300) “Yansıma Yasası” olarak yer almıştır. Geometrinin babası olarak bilinen Euclid, bu fenomeni, ışığın iki nokta arasındaki izin verilen en kısa yolu seçtiğini iddia ederek açıklamaya çalışmıştı. Ardında Roma döneminde Cleomedes ve Claudius Ptolemy ilk defa kırınım (İng. Refraction) üstünde çalışmış ve kırınım açılarının bulunduğu hassas bir tablo yapmışlardır. Bir çok tarihçinin araştırmaları sonucu Romalıların “Burning glass” denilen ateş yakmak için kullanılan lenslere sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bunun yanı sıra Roma kalıntıları arasında birkaç cam ve kristal küre bulunmuştur ayrıca Pompeii’de dışbükey bir mercek keşfedilmiştir. Roma filozofu Seneca, suyla dolu bir cam kürenin büyütme amacıyla kullanılabileceğini söylemiş ve kuvvetle muhtemel bazı Roma zanaatkârları çok ince ayrıntılı işleri kolaylaştırmak için büyüteç kullanmıştır.

 

SIR ISAAC NEWTON (1642-1727).
İngiliz Fizikçi Kaynak: The University of Utah
Avrupa için karanlık çağın başlangıcı yani Batı Roma İmparatorluğunun çöküşü (M.S. 475) sonrası Avrupa’da bilim çok az ilerleme kaydetmiş hatta neredeyse durmuştur. Batı dünyasında Alhazen olarak bilinen Ebu Ali El Hasan İbn El Haytam (M.S 965-1040) yalnızca Optik üzerine 14 kitap da dahil olmak üzere çeşitli kitaplar yazmıştır. Kitaplarında küresel ve parabolik aynalar üzerine çalışmış ve insan gözünün ayrıntılı bir açıklamasını yapmıştır. Alhazen, Pier de Fermant’ın (1607-1665) çalışmalarını inceleyerek, bir ışık ışınının herhangi iki nokta arasında ilerlerken izlediği yolun en az zamanı gerektiren yol olduğunu söylemiştir (Fermat İlkesi). 13. yüzyılın sonlarına doğru Alhazen’nin kitapları Latinceye çevrildi ve İngiliz filozof Robert Grosseteste (1175 – 1253) ve Polonyalı matematikçi Vitello’ya (1230 – 1280) kaynak oldu. Onlarında eserlerinde tarihte modern çağın ilk bilim insanı olarak bilinen Franciscan Roger Bacon’a ışık tutmuştur. Görmeyi düzeltmek için lens kullanmayı tarihte ilk onun bulduğu düşünülmektedir ayrıca lensleri birleştirerek bir teleskop yapma fikri olduğuna da inanılmaktadır. Franciscan Roger Bacon’nın (1214 – 1292) ölümünden sonra Avrupa da optik ile ilgili çalışmalar durma aşamasına gelmiştir. Fakat yine de 1300’lerin ortalarından kalma resimlerde insanlar gözlük takıyor, simyacılar ayna yapmak için camların arkasına kalay ve civa sürüyorlardı. Çok sayıda ayna, pozifit ve negatif lens kombinasyonlarının ele alındığı Magia Naturalis’ın (1589) yazarı Giovanni Battista Della Porta (1535–1615) aynı zamanda Camera Obsuca’nın da fikir babasıydı. Camera Obsuca adlı fotoğraf tekniğini ilk defa kullanan Leonardo da Vinci Optik biliminin ilk periyodunu oluşturdu ve bu başarı 17. yüzyılda artarak devam etti.

Kaynak:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir